: Peygamberlerin en üstünü  ( 463 )

  • kral

    • *
    • АДМИН
    • Новак
    • : 65
    • Karma 1
    • :
    • islamoFBulgaria.NeT
      • .
    Peygamberlerin en üstünü
    « -: 24 2011, 21:22:10 »
    Peygamber efendimiz, Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusudur. Allahü teâlânýn yarattýðý varlýklarýn en þereflisi Muhammed aleyhisselâmdýr. Her þey O’nun hürmetine yaratýldý. O, Allahü teâlânýn resûlü, son peygamberidir. Allahü teâlâ bütün peygamberlerine ismiyle hitâb ettiði hâlde, O’na “Habîbim” (sevgilim) diyerek hitâb etmiþtir. Nitekim Allahü teâlâ bir hadîs-i kudsîde: “Sen olmasaydýn, hiçbir þeyi yaratmazdým!” buyurdu. Bütün mahlûkâtý O’nun þerefine yaratmýþtýr. Allahü teâlâ kullarýna râzý olduðu ve beðendiði yolu göstermek için çeþitli kavimlere zaman zaman peygamberler göndermiþtir. Muhammed aleyhisselâmý ise son Peygamber olarak bütün insanlara ve cinlere gönderdi. Bunun için Peygamberimize “Hâtem-ün-nebiyyîn” ve “Hâtem-ül-Enbiyâ” denilmiþtir.

    Her peygamber, kendi zamânýnda, kendi mekânýnda, kendi kavminin hepsinden her bakýmdan üstündür. Muhammed aleyhisselâm ise, her zamanda, her memlekette, yâni dünyâ yaratýldýðý günden kýyâmet kopuncaya kadar, gelmiþ ve gelecek bütün varlýklarýn, her bakýmdan en üstünüdür. Hiçbir kimse hiçbir bakýmdan O’nun üstünde deðildir. Allahü teâlâ her þeyden önce Muhammed aleyhisselâmýn nûrunu yarattý. Eshâb-ý kirâmdan Abdullah bin Câbir radýyallahü anh; “Yâ Resûlallah! Allahü teâlâ her þeyden evvel neyi yaratmýþtýr, bana söyler misin?” deyince, Sevgili Peygamberimiz þöyle buyurdu: “Her þeyden evvel senin peygamberinin yâni benim nûrumu kendi nûrundan yarattý. O zaman ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne melek, ne semâ’ (gökyüzü), ne arz (yeryüzü), ne güneþ, ne ay, ne insan, ne de cin vardý.” Âdem aleyhisselâm yaratýlýnca Arþ-ý a’lâda nûr ile yazýlmýþ “Ahmed” ismini gördü. “Yâ Rabbi! Bu nûr nedir?” diye sorunca Allahü teâlâ; “Bu, ismi göklerde Ahmed ve yerlerde Muhammed olan senin zürriyetinden bir peygamberin nûrûdur. Eðer O olmasaydý, seni yaratmazdým.” buyurdu. Âdem aleyhisselâm yaratýlýnca alnýna Muhammed aleyhisselâmýn nûru kondu ve o nûr onun alnýnda parlamaya baþladý. Âdem aleyhisselâmdan îtibâren babadan oðula intikal ederek asýl sâhibi Muhammed aleyhisselâma ulaþtý.

    Muhammed aleyhisselâm hicretten 53 sene evvel Rebîülevvel ayýnýn on ikinci pazartesi gecesi, sabaha karþý, Mekke’de doðdu. Târihçiler, bu günün Mîlâdi sene ile 571 senesinin nisan ayýnýn yirmisine rastladýðýný söylüyor. Doðmadan birkaç ay önce babasý, altý yaþýndayken de annesi vefât etti. Bu sebepten Peygamber efendimize Dürr-i Yetîm (yetimlerin incisi) lâkâbý da verilmiþtir. Sekiz yaþýna kadar dedesi Abdülmuttalib’in yanýnda kaldý. Dedesi de vefât edince, amcasý Ebû Tâlib O’nu yanýna aldý. Yirmi beþ yaþýndayken Hadîcet-ül Kübrâ ile evlendi. Bu hanýmýndan doðan ilk oðlunun adý Kâsým idi. Bundan dolayý Peygamberimize Ebü’l-Kâsým yâni Kâsým’ýn babasý da denildi. Araplarda böyle künye ile anýlmak âdetti. Kýrk yaþýnda, bütün insanlara ve cinne peygamber olduðu Allahü teâlâ tarafýndan bildirildi. Üç sene sonra herkesi îmâna çaðýrmaða baþladý. Elli iki yaþýnda mîrac vukû buldu. 622 yýlýnda 53 yaþýnda olduðu hâlde, Mekke’den Medîne’ye hicret etti. Yirmi yedi defâ muhârebe yaptý. 632 (H. 11) senesinde rebîülevvel ayýnýn on ikinci pazartesi günü öðleden evvel 63 yaþýnda vefât etti.