: Sýkýntýn var diye üzülme! Çünkü Allah musibetleri sevdiklerine verir.  ( 883 )

  • mustafa_221

    • *
    • Нов член
    • : 27
    • Karma 0
    • :
      • .
       Þu büyük âlemde Allah Teâlâ’nýn izni olmadan bir aðaç yapraðýnýn bile kýpýrdamasý mümkün deðildir. Olan muhakkak O’nun izni ile olmaktadýr. Ormandaki bir aðacýn dallarýndan birindeki bir yaprak için geçerli olan bu kural, insan gibi mükerrem bir mahlûk için elbette geçerlidir. Asla baþýboþ deðiliz. Rabbimiz var! O diliyor, O yapýyor. Teslim olan huzur bulur, direnmek isteyen ise, ne umduðuna erer ne de huzur bulur. Belalar ve sýkýntýlar imtihanýn bir rengidir. Ýmanlý ve salih amel sahibi bir mü’min karþýlaþtýðý sýkýntýlarýný, iyi gitmeyen iþlerini, yürütemediði aile düzenini, evlatlarýndan gördüklerini Rabbinin bir imtihaný olarak görür ve onlardan ecir bekler. Eðer mü’min, baþýna gelenlerde sorumlu tutulacaðý hatalarýn sahibi deðilse, kesinlikle ecir kazanacaðý bir durumda olduðuna inanmalýdýr. Hatta büyük sýkýntýlardan büyük ecirler kazanmak bile vardýr. Allah Teâlâ, bir kavmi sevdiðinde onlara sýnanacaklarý belalar verir. Verdiðine razý olandan razý olur, küsene de küser.


       Burada þunu anlamamýz gerekir: Nasýl Allah Teâlâ, kuluna mal veriyor ve onu nerede kullanacaðýný görmek diliyorsa ayný þekilde düz yürüdüðü yollarda önüne kavþaklar, rampalar çýkararak, o anda ne yapacaðýný görmek istemektedir. Malýný helal yoldan kazandýktan sonra onu mubah yollarla harcayan ve sadakasýný verenin o mal sayesinde Rabbinin rýzasýna erdiði gibi, Rabbinden gelen sýkýntýlara karþý sabretmesini bilen kul da malýný infak eden gibi ecir kazanmýþ olmaktadýr. Bu sýkýntý, mal üzerinden olabilir, aile içindeki fertlerden birinden olabilir, siyasi yönetimden olabilir, tabii bir afet þeklinde olabilir. Türü ne olursa olsun mü’minin ayaðýna batan bir diken bile, huzurunu kaçýrdýðý için bir anlamda beladýr, sýkýntýdýr. Her bela, her sýkýntý, bunaltan, terleten, tansiyon yükselten, aðlatan, ezip utandýran ne varsa ecir kaynaðýdýr. Yeter ki kul, ihmalinin ve üzerine düþeni yapmamýþ olmanýn bedelini ödemesin. Bazý musibetler de, kulun iþlediði bir hatanýn, ahirete ertelenmeden, dünyada iken verilmiþ cezasýdýr. Ebedi ahiret âleminde ceza görmektense, fani dünya hayatýnda birkaç günlük sýkýntýya katlanarak suçlarýnýn cezasýný çekmesi mü’min için büyük bir nimettir. Bu da büyük bir nimet olarak görülmelidir. Bu nimete kavuþmanýn yolu da sabýrdýr. Sabýr ise, kuvvetli iman ve güçlü bir irade ile mümkündür. Musibetlerle karþýlaþan mü’min Rabbine yönelmesini bilmelidir. Düþünce olarak Rabbi ile baðýný güçlü tutacaðý gibi diliyle de bunu ikrar etmelidir. ‘Ýnna lillahi ve inna ileyhi râciûn’ demelidir. Belalar, sýkýntýlar hep beni buluyor, diye düþünen þunu da unutmamalýdýr:


    – Allah dileseydi, daha büyük dertlerle baþ baþa kalabilirdik. Kesinlikle her derdin daha aðýrý, beterin beteri vardýr.
    – Ahlamak derdi gidermeyecektir.
    – Dertlerin önünde ezilmiþlik hali, dostlarýný üzecek, düþmanlarýný sevindirecektir.
    – Dertleri veren, kesinlikle Hekîm olan Allah’týr. O’nun yaptýðýnda zulüm olmaz.
    – Bu dünyadaki dertler, ahirette nimete dönüþecekse, derde dert demek bile yanlýþtýr.


    « : 07 2021, 18:51:25 kral »