Evvela, sizin bu kaygý ve endiþeniz ümitsizliðe ve korkuya deðil, takdire þayandýr. Zira bu telaþ ve korku þüphe ve inkardan deðil, tam aksine imandan, hatta imanýn kemalinden geliyor. Çok büyük evliya ve alimler bile akýbetlerinden korkup telaþ etmiþken, bizim daha ziyade telaþ etmemiz gayet doðal ve normaldir.
Ýkincisi, korku ve ümitsizlik ifrat derecesine vardýðý zaman, bu ve buna benzer ayetleri kendimize rehber yapmalýyýz.
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aþan kullarým! Allah'ýn rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahlarý baðýþlar. Þüphesiz ki O, çok maðfiret edici, çok merhamet edicidir." (Zümer, 39/53)
"Ey mü'minler! Hep birden, bütün günahlarýnýzdan Allah'a tövbe ediniz ki, felaha, kurtuluþa eresiniz." (Nûr, 24/31)
Peygamber Efendimiz (asm) de bu hususta þöyle buyurmuþtur: Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tövbesini kabul eder."(1)
Hz.Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ýnsanoðlunun her biri hatakârdýr. Ancak hatakârlarýn en hayýrlýsý tövbekâr olanlarýdýr." (2)
Üçüncüsü,
"Ümit ve iman gibi pek âli sermayemiz var. Hoca efendi hazretlerinin âli tavsiyeleri: Beþ vakit namazýný tâdil-i erkânla kýl. Yani, baþka ibadete gücün yetmez. Namazýn nihayetindeki tesbihleri yap. Yani, baþka zikri yapamadým diye teessüf etme. Yedi kebâiri terk et. Çünkü sagairi arayacak zamanda deðiliz. Ýttibâ-ý sünnet et. Zira bu zamanda arkasýnda gidilecek ve harekâtý taklide deðer, saf, hâlis ve muhlis bir hâdi -ki, o da seni yine bu yola götürecektir- maalesef bulamayacaksýn. Belki bu yola çýkaracaklar vardýr; fakat kömürle elmasý kim fark edecek? Öyleyse, sen çalýþ, ondan daha iyi kýlavuz bulamazsýn."(1)
Üstad Hazretlerinin
"Farzlarý yapan ve kebairi terk eden, bu zamanda kurtulur." tespiti, bu zamanýn þartlarýna ve gereklerine uygun bir tespittir. Büyük günahlarý iþlemeyip farz emirleri de ifa edersek, inþallah bu zaman þartlarý içinde ehl-i necat oluruz.
Yedi büyük günah cinayet, zina, þarap içmek, anne ve babaya bakmamak, kumar oynamak, mahkemede yalancý þahitlik etmek, dine zarar veren batýl ve bidat fikirlere taraftar olmaktýr. Farzlar ise Ýslam’ýn beþ þartý olan
namaz, oruç, zekat, hac, kelime-i tevhiddir.
Bu günahlara ya da küfre düþmüþ insanlar, külliyen helak oldu þeklinde anlamak da doðru olmaz, zira insan son nefesine kadar tövbe ve imana nail olabilir. Tövbe ve iman kapýsý son nefese kadar açýktýr.
Dipnotlar:(1) bk. Tirmizî, Da'avât 103, (3531); Ýbnu Mâce, Zühd 30, (4253).
(2) bk. Tirmizî, Kýyâmet 50, (2501); Ýbnu Mâce, Zühd 30, (4251).
(3) bk. Barla Lâhikasý, (48. Mektup).