6
Sual: Tevbe-istigfar nedir, nasýl yapýlýr?
CEVAP
Ýstigfar etmek, estagfirullah demektir. Tevbe, haram iþledikten sonra, piþman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i þerifte buyuruldu ki:
(Tevbe, günahtan sonra o günahý bir daha yapmamaktýr.) [Ý.Ahmed]
Günahtan hemen sonra tevbe etmek farzdýr. Tevbeyi geciktirmek de büyük günahtýr. Bunun için de, ayrýca tevbe etmek gerekir. Kur'an-ý kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah’a tevbe edin!) [Nur 31]
(Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever.) [Bekara 222]
(Allah’a tevbe-i nasuh yapýnýz!) [Tahrim 8]
Nasuh kelimesine 23 mana verilmiþtir. Bunlardan en meþhuru günahlara piþman olup, istigfar etmek ve bir daha iþlememeye karar vermektir. Nasuh tevbesinin ne olduðunu soran zata Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Tevbe-i nasuh, günahkârýn iþlediði günahtan piþman olmasý, Allah’tan maðfiret dilemesi, bir daha böyle bir günah iþlememesi demektir.) [Beyheki]
Ýstigfarýn fazileti çok fazladýr. Kur'an-ý kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ýstigfar okuyunuz! Ýmdadýnýza yetiþirim.) [Hud 52]
Hadis-i þeriflerde de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, günah iþleyip piþman olaný, istigfar etmeden önce affeder.) [Taberani]
(Küçük günahlarda ýsrar edilirse küçük kalmaz. Büyük günahlara istigfar edilirse büyük kalmaz.) [Deylemi]
(Ýstigfar eden, günde 70 defa ayný günahý iþlese ýsrar etmiþ sayýlmaz.) [Tirmizi]
(Günde 70 defa istigfar edenin, 700 günahý affolur.) [Beyheki]
(Ýstigfara devam edeni, Allahü teâlâ, dertlerden, sýkýntýlardan kurtarýr. Ummadýðý yerden rýzýklandýrýr.) [Nesai]
(Bir mümin günah iþleyince, melek üç saat bekler, eðer o kimse istigfar ederse, o günahý yazmaz.) [Hakim]
(Günahýnýz çok olup göklere kadar ulaþsa, piþman olunca, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder.) [Ýbni Mace]
(Günahlar kalbi paslandýrýr, karartýr. Kalblerin cilasý ise istigfardýr.) [Beyheki]
(Derdinizi ve devasýný bildireyim. Derdiniz, günahlar, devasý da istigfardýr.) [Hakim]
(Bir günahkâr, istigfar eder, sonra bu günahý tekrar yapar, sonra istigfar eder. Üçüncüde yine yapar, yine tevbe ve istigfar ederse, dördüncü defa yapýnca, büyük günah yazýlýr.) [Deylemi]
(Günaha devam edip, dili ile istigfar eden, Rabbi ile alay etmiþ sayýlýr.) [Beyheki]
(Herkes günah iþler. Fakat günahkârlarýn en iyisi tevbe edendir.) [Hakim]
(Günahýna piþman olup abdest alýp, namaz kýlaný ve günahý için istigfar edeni, Allahü teâlâ affeder.) [Nesai]
(Kýyamette, amel defterinde çok istigfar bulunana müjdeler olsun!) [Beyheki]
Peygamber efendimiz, (“Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbigfir li” istigfarýný 25 defa okuyanýn, odasýnda, ailesinde, evinde ve þehrinde kaza, bela olmaz) buyurdu. Bunu ayrýca her sabah ve akþam da üç kere okumalýdýr. [Günde 25 kere okunmalý, ayrýca sabah ve akþam üçer kere okunmalý] Âlimlerin çoðu, talebelerine ve evlatlarýna bunu okumalarýný tavsiye etmiþler, çok faydasýný görmüþlerdir. Bu nimetlere kavuþabilmek için Ehl-i sünnet itikadýnda olmak ve dinimizin emir ve yasaklarýna riayet etmek þarttýr. Ýtikadý bozuk olanýn, bid'at ehlinin okumasý fayda vermez. (Mearicülhidaye)
Ehl-i sünnet itikadýnda olmak, kul haklarýný ve kazaya kalan farzlarýný ödemek ve haramlardan vazgeçmek þartý ile Cuma günü sabah namazýndan önce, aþaðýdaki duayý okuyanýn bütün günahlarýnýn affedileceði hadis-i þerifle bildirildi. Dua þudur:
(Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh.) [Ramuz]
Günaha piþmanlýk
Tevbe istigfardan önce yapýlmalýdýr! Tevbe çirkin þeyi býrakýp güzel olana dönmek demektir. Ýstigfar, günahýn çirkinliðini görüp, ondan yüz çevirdikten sonra, maðfiret talep etmektir. Hadis-i þerifte (Piþmanlýk tevbedir) buyuruldu. (Hakim)
Yapýlan günahlarý her hatýrlayýþta istigfar etmelidir! Günahlarý hatýrladýkça istigfara devam edilirse, geçmiþ günahlar affolur.
Tevbe edebilmek, Hak teâlânýn büyük nimetlerinden biridir. Günah iþleme korkusu ile tevbeyi asla geciktirmemelidir! Çünkü, hadis-i þerifte (Sonra yaparým diyenler helak oldu) buyuruldu. Yani tevbeyi ve diðer iyi iþleri geciktirenler, bu günün iþini yarýna býrakanlar, aldandý, ziyan etti. (Ý.Gazali)
Günah, kulun yanýnda küçük ve kýymetsiz görününce, Allahü teâlâ katýnda büyük olur. Kul küçük günahý büyük görünce, o günah Allahü teâlânýn katýnda küçülür. Mümin, iman ve marifetiyle küçük günahlarý da büyük görür. Her günah iþleyiþte kalbi sýzlar. Hadis-i þerifte buyuruldu ki:
(Mümin, günahýný dað gibi görüp, üstüne düþeceðinden korkar. Münafýk ise, burnunun üzerine konan ve hemen uçacak sinek gibi görür.) [Buhari]
Günah iþlediðini bilmek
Þu halde, günah iþlediðini bilmek büyük nimettir. O kiþinin mümin olduðunu gösterir. Allahü teâlânýn hakký olan günahlarý için tevbe etmeli, piþmanlýk ve üzüntü duymalý, günahý terk etmeli, kefaret olmasý için çok sevap iþlemelidir! Hadis-i þerifte buyuruldu ki:
(Günah iþlediðin zaman, karþýlýðýnda onu mahvedecek sevap iþle!) [Ý.Gazali]
Kul hakkýnýn kefareti için, hak sahiplerine iyilik ve dua etmelidir! Hak sahibi ölmüþ ise, o kimseyi rahmetle anmalý, çoluk çocuðuna ve vârislerine ihsanda bulunmalýdýr! Günahlarý için istigfara devam etmelidir! Hadis-i þerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, istigfara devam edeni, her sýkýntýdan kurtarýr, her darlýkta bir geniþlik verir ve ummadýðý yerden rýzýklandýrýr.) [Nesai]
Bir kimse günah iþleyince, Allahü teâlânýn bu günahý iþlerken gördüðünü bilse, Allahü teâlâ, kulunun kendisini hatýrlamasý sebebiyle günahýný affeder. Hadis-i þerifte buyuruldu ki:
(Ýþlediði günahý, Allahü teâlânýn bildiðine inanan, günahýna tevbe etmese bile, Allahü teâlâ onu affeder.) [Taberani]
Ýþlediði günahý, Allahü teâlânýn bildiðine inanan kimse, Allah’a inanýyor demektir. Allahü teâlâya inanan kimse de günah iþleyince, günahýný Allahü teâlâ gördüðü için utanýr ve ister istemez piþmanlýk duyar. Piþmanlýk ise tevbedir. Tevbe eden kimseyi de Allahü teâlâ affeder. Hadis-i þeriflerde buyuruldu ki:
(Ya Rabbi, iyilik edince müjdelenen, kötülük edince istigfar edenlerden eyle.) [Buhari]
(Yataða girince, 3 defa "Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel- kayyume ve etubü ileyh" diyenin günahlarý, deniz köpükleri kadar çok olsa da, affolur.) [Tirmizi]
("Rabbim, seni noksan sýfatlardan tenzih ederim. Kötü iþlerde bulundum. Senden baþka günahýmý affedecek yoktur. Beni affet!" diyenin karýncalar sayýsýnca günahý olsa, Allahü teâlâ affeder.) [Beyheki]
(Ey kullarým, koruduklarým hariç, hepiniz günahkârsýnýz, benden maðfiret dileyeni baðýþlarým. Maðfiret etmeye kadir olduðuma inananý affederim.) [Tirmizi]
(Günahtan korunmayaný Allahü teâlâ da [dünya ve ahirette felaketlerden] korumaz.) [Ý.Huzeyme]
(Müminler için, her gün 25 defa, istigfar okuyanýn kalbinden kin, hile ve haset çýkar. Ýsmi evliyalar arasýna yazýlýr. Ona bütün müslümanlar sayýsýnca, sevap verilir. Kýyamette bütün müminler, "Ya Rabbi, bu kulun bizim için istigfar okudu. Sen de onu affet!" derler.)
Müminler için istigfar:
(Allahümmaðfir-li velivalideyye veli üstaziyye velil-müminine vel-müminat, vel-müslimine vel-müslimat, el-ahya-i minhüm vel-emvat, birahmetike ya erhamerrahimin.) [Miftah-ün-necat]
Günah iþlemeye devam eden kimse unutkan olur, ahmaklaþýr, aklý da azalýr. Hadis-i þerifte buyuruldu ki :
(Günah iþleyenin bir aklý gider, bir daha geri dönmez.) [Ý.Gazali]
Günahlarýn hepsi Allahü teâlânýn emrini yapmamak olduðundan büyüktür. Bir hadis-i þerifte, (Çok az bir günahtan kaçýnmak, bütün cin ve insanlarýn [nâfile] ibadetleri toplamýndan daha iyidir) buyuruluyor. Her günah, Allahü teâlâya isyan olduðundan, büyüktür; fakat bazýsý, bazýsýna göre küçük görünür. Bir küçük günahý yapmamak bütün cihanýn nafile ibadetlerinden daha sevabdýr, çünkü nafile ibadet yapmak farz deðildir. Günahlardan kaçýnmaksa farzdýr. (Rýyad-un-nasýhin)
Günahý küçük görmek
Günahlarýn bazýsý, bazýsýna göre küçük görünse de, Allahü teâlânýn emirlerini yapmamak olduðu için hepsi de büyüktür. Çünkü Allahü teâlânýn gazabý günahlar içinde gizlidir. Hadis-i þerifte, (Küçük günaha devam edilirse, büyük olur) buyuruldu. Küçük görülen günah büyür. Hadis-i þeriflerde buyuruldu ki:
(Günahlarýn küçük görüneninden sakýnýn! Bunlar toplanýnca sahibini helak eder. Bu þuna benzer ki, bir kavim bir vadiye iner, çerçöp, odun ne bulurlarsa toplayýp getirirler. Böylece koca bir yýðýn olur. Bunu yakýp ateþinde ekmeklerini piþirirler. Ýþte küçük görünen günahlardan hesaba çekilen de helak olur.) [Taberani]
(Hep günah iþleyenin kalbi mühürlenir, artýk sevap iþleyemez olur.) [Bezzar]
(Bir kimse, günah iþlediði zaman kalbinde siyah bir nokta hasýl olur. Eðer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah iþlerse, o leke büyür ve kalbin tamamýný kaplar, kalb, kapkara olur.) [Harâiti]
Biri, 2-3 defa (Vay günahlarým) deyince, Resulullah efendimiz, (Allahümme maðfiretüke evseu min zünubi ve rahmetüke erca indi min ameli diye dua et) buyurup, o kiþiye üç defa tekrarlattýktan sonra (Allah seni affetti) buyurdu. (Hakim)
Yukarýdaki duanýn tercümesi þöyle:
(Allah’ým, benim günahlarýma göre senin rahmetin çok fazladýr. Ben amelime güvenmiyor, senin rahmetini ümit ediyorum.)
Günahlarýna tevbe eden, piþman olan kimsenin kul borçlarý, namaz, oruç gibi kazalarý hariç, günahlarý affolur. Borçlarýný ödemeli veya helalleþmelidir! Kazalarýný da bir an önce bitirmelidir!
Hazret-i Bera’ya "Kendinizi elinizle, tehlikeye atmayýn" âyeti düþmanla karþýlaþýp þehit düþene kadar savaþan kimse hakkýnda mýdýr?" diye sorulunca; Hazret-i Bera, (Hayýr! Bir günah iþleyip sonra da Allah onu baðýþlamaz diyen hakkýndadýr) dedi. (Hakim)
Hasan-ý Basri hazretlerine biri kýtlýktan þikayet etti. Baþka biri fakirlikten, diðer biri de çocuðunun olmadýðýndan þikayette bulundu. Hepsine de istigfar etmesini tavsiye etti. Daha baþka insanlar da çeþitli konularda sual ettiler. Onlara da istigfar etmelerini tavsiye etti. Sebebini sorduklarýnda, Nuh suresi 10,11 ve 12. âyet-i kerimesini okudu.
Eshab-ý kiramdan bir zat, çocuðu olmayan birine istigfara devam etmesini söyledi. O kimse günde yedi yüz defa istigfar ederdi. Nihayet bu þahsýn on çocuðu oldu.
Bütün günahlarý affolur
Sual: Hadis-i þeriflerde, bazý dualarý okuyanýn ve bazý ibadetleri yapanýn bütün günahlarýnýn affedileceði bildirilmiþ. Bunlara büyük günahlar da, dahil midir?
CEVAP
Genelde, bütün günahlardan kasýt, küçük günahlardýr. Büyük günahlarýn affedilmesi için ayrýca tevbe etmek, kul hakký varsa, hak sahipleri ile helalleþmek gerekir. Namaz, oruç gibi, farz ibadetler terk edilmiþ ise, hem tevbe istigfar etmek, hem de, bunlarý kaza etmek gerekir.
Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanýn, haccý kabul olanýn, günahlarý affedilirse de, namaz, oruç ve kul borçlarý ödenmiþ olmaz. Bunlarý kaza ederek, borçtan kurtulmasý gerekir.
Günahý hatýrlayýnca
Sual: Büyük bir günah iþledik. Sonra tevbe ettik. O günahý hatýrlayýnca, yine istiðfâr gerekir mi?
CEVAP
Her hatýrlayýþta istigfar gerekir.
Tevbe için namaz
Sual: Tevbe etmek için illa 2 rekat namaz kýlýp mý tevbe etmeliyiz?
CEVAP
Namaz kýlma mecburiyeti yoktur. Namaz kýlýp dua ederek Allahü teâlâya sýðýnmak iyi olur. Piþman olmak tevbedir.
Açýkça iþlenen günah
Sual: Açýkça iþlenen günahýn tevbesi de açýkça yapýlmazsa, bu tevbe sahih olmaz mý?
CEVAP
Sahih olur. Tevbenin sahih olmasý için, açýkça yapýlma þartý yoktur, fakat açýkça yapýlmazsa o günahý iþlediðini bilenler, o kimseye, günaha devam ediyor diye suizan edebilir. Bunun için, açýkça iþlenen günahýn tevbesini de, mümkünse açýkça yapmalý, günahýmýzý bilenlere, artýk o günahý býraktýðýmýzý duyurmalýyýz. Duyurulmasa da, tevbe yine sahih olur.
Tevbesini duyurmak
Sual: Açýktan iþlenen günahýn tevbesini mutlaka açýktan yapmak gerekir mi? (Ben þu günahý iþliyordum, tevbe ettim) denirse, duymayanlara da duyurmuþ olmaz mýyýz?
CEVAP
Açýk yapýldý diye, her günahýn tevbesini açýktan yaparak, günahýný baþkalarýna da duyurmak doðru olmaz. Ýki hadis-i þerif meali þöyledir:
(Günah iþleyen, günahýný kimseye söylemesin, onu örtsün ve tevbe etsin!) [Beyheki]
(“Gece þu günahlarý iþledim” diye söylemek, günahý açýkça iþlemekten sýkýlmamak demektir. Rabbi gece suçunu örtmüþken, sabah Allah’ýn kapattýðý bu örtüyü kaldýrmamalýdýr.) [Buhari]
Tevbeyi açýktan yapmak gerekir demek, o günahý iþlerken görenlere ve o günahý iþlediðini bilenlere tevbeyi duyurmak demektir, yoksa bilmeyenlere de duyurmak demek deðildir. Bir hadis-i þerif meali þöyledir:
(Gizli iþlediðin günaha gizli, açýk iþlediðin günaha açýk tevbe et!) [Taberani]
Ýstigfar etmek
Sual: (Ölmüþleriniz için istigfar edin) deniyor. Ölü için nasýl istigfar edilir? Ýstigfar etmekle istigfar okumak ayrý mýdýr?
CEVAP
Evet, ayrýdýr. Ýstigfar okumak, Estagfirullah demek veya istigfar duasýný okumaktýr. Ýstigfar etmek ise, hayýr hasenat yaparak, günahlarýn affýna sebep olmak demektir. Sevabý ölüler için, kurban kesmek, Kur’an okumak, cami ve çeþme gibi hayýr hasenat yapmak, istigfar etmek olur.
Bir kiþi, (Ya Resulallah, ölmüþ olan ana babamýn günahlarýnýn affý için ne yapmam gerekir) dedi. Peygamber efendimiz, (Onlar için dua et, Kuran-ý kerim oku ve istigfar et!) buyurdu. (Ey Oðul Ýlmihali)
Ýstigfar etmek, her çeþit hayýr hasenat yapmak demektir.
Tevbenin duyurulmasý
Sual: Bir hoca, (Açýk iþlenen günahlarýn tevbesinin de açýk yapýlmasý þarttýr. Açýk yapýlmazsa, tevbe edilmiþ olmaz. Tevbe eden bir zýndýðýn, din aleyhine yazdýðý kitaplarýn yanlýþ olduðunu duyurmasý þarttýr, duyurmadan ölürse, kâfir olarak ölür) dedi. Tevbe eden niye kâfir olarak ölüyor?
CEVAP
Tevbe eden, hiç günah iþlememiþ gibi olur. Doðrudan Cennete gider. Ama tevbesini duyurmadýðý için, biz onu yine zýndýk olarak bilip, (Zýndýk öldü, Cehenneme gitti) dersek sorumlu olmayýz. Aksine salih bir Müslüman, dinden çýkýp kâfir olarak ölse, bunun dinden çýktýðý ve kâfir olarak öldüðü bilinmediði için, bu kiþi için (Cennete gitti) dersek sorumlu olmayýz. Çünkü dinimiz zahire göre hüküm verir, kalblerini bilemeyiz. Her fýrsatta Müslümanlýðýn aleyhine konuþanlar, Ýslamiyet’e düþmanlýðý ile ün kazananlar, ölünce, (Belki tevbe etmiþtir, tevbesini gizlemiþtir) diyerek onlarý rahmetle anmak caiz olmaz. Aksine, Ýslâmiyet'e büyük hizmetleri olan kimse, belki kâfir olarak ölmüþtür diye, onu kötülemek de caiz olmaz.
Açýktan iþlenen günahýn tevbesini mutlaka açýktan yapmak, (Ben þu günahý iþliyordum, tevbe ettim) demek gerekir diyenler de oluyor. Açýk yapýlsa da, her günahýn tevbesini açýktan yaparak, günahýný baþkalarýna da duyurmanýn günah olduðu hadis-i þerifle de bildiriliyor. Sadece, günah iþlediðimizi bilenlere, bizi hâlâ o günahý iþliyor sanmamalarý için, tevbe ettiðimizi duyurmamýz iyi olur.
Mâ kerihallah
Sual: Bir arkadaþ, (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) istigfarýndaki kerihallah ifadesi için doðrusu kerimallah olacak diyor. Doðrusu nedir?
CEVAP
Onun söylediði yanlýþtýr. Kerihallah tek baþýna kullanýlmýyor. Bu istigfarýn mânasý þöyledir:
(Ya Rabbi, beðenmediðin, razý olmadýðýn, kerih olan þeylerden birini yaptýysam, beni affet! Yapmadýklarýmý da yapmaktan koru!)
Ma kerihallah = Allah'ýn kerih gördüðü beðenmediði þeyler demektir. Kerim demek çok yanlýþtýr. O zaman mâna þöyle olur:
(Ya Rabbi, beðendiðin, razý olduðun, þerefli, kerim þeylerden birini yaptýysam, beni affet! Yapmadýðým þerefli iþlerden beni koru!)
Görüldüðü gibi mâna çok deðiþiyor, çok tuhaf oluyor. Kesin bilmediði þey hakkýnda hüküm vermek yanlýþ olur. Dinî konularda dikkatli olmaya çalýþmalýdýr.
Tevbesini duyurmak
Sual: (Gizli iþlediðin günaha gizli, açýk iþlediðin günaha açýk tevbe et) hadisine uyarak açýktan iþlenen günahýn tevbesi açýktan yapýlýrsa, günahýmýzý duymayanlara da duyurmuþ olmaz mýyýz?
CEVAP
Evet, herkese duyurulmasý uygun olmaz. Günahý baþkalarýna duyurmak günahtýr. Ýki hadis-i þerif:
(Günahý iþleyen, günahýný kimseye söylemesin, onu örtsün ve tevbe etsin!) [Beyheki]
(“Gece þu günahlarý iþledim” diye söylemek, günahý açýkça iþlemekten sýkýlmamak demektir. Rabbi gece suçunu örtmüþken, sabah Allah’ýn kapattýðý bu örtüyü kaldýrmamalýdýr.) [Buhârî]
(Tevbeyi açýktan yap) demek, (O günahý iþlediðini bilenlerin, görenlerin, sana suizan etmemeleri için, tevbeni sadece onlara duyur!) demektir, yoksa (Bilmeyenlere de duyur) demek deðildir. Aslýnda günahýný bilenler uzaktaysa veya bildirmenin faydasý yoksa, onlara da duyurmak gerekmez.
Tevbeyi baþkalarýna duyurmak
Sual: Geçen gün bir vaiz, (Açýktan iþlenen bir günahýn tevbesi açýktan yapýlmazsa, o tevbenin faydasý olmaz. Mesela, kurban kesen Müslümanlarý teröristlerle bir tutan kadýn, bu günahýna gizli tevbe etse de faydasýzdýr. Gizli iþlenen günahýn tevbesi de açýktan yapýlmaz) dedi. Açýktan iþlenen günahýn tevbesi gizli yapýlýrsa, sahih olmaz mý? Bir kimse de gizli iþlediði günahýna alenen tevbe etse niye sahih olmuyor?
CEVAP
Elbette sahih olur. (Gizli iþlediðin günaha gizli, açýk iþlediðin günaha açýk tevbe et!) ifadesi hadis-i þeriftir. Bu hadis-i þerif, gizli iþlenen günahýn tevbesi gizli olmazsa sahih olmayacaðýný göstermiyor. (Gizli iþlediðiniz günahlarý kimseye duyurmayýn) demektir. Günahý duyurmak da ayrýca günahtýr.
Açýktan iþlenen günahýn tevbesini gizli yaparsak, hiç kimse, bizim o günaha tevbe ettiðimizi bilmez. Bizi hep o günahý iþliyor zanneder. Müslümanlarý bu zandan kurtarmak için, iþlediðimiz o günahý bilenlerin yanýnda tevbe ettiðimizi onlara bildirmek gerekir. Yoksa tevbe edip, kimseye duyurmasak da, tevbemiz sahih olur.
Kâfir olarak bilinen biri, Müslüman olsa, Müslümanlýðýný hiç duyurmasa, insanlar onun Müslüman olduðunu bilmez. Cenaze namazýný kýlmaz, Müslüman mezarlýðýna koymaz. Müslüman olduðunu duyurmasý, Müslümanlarýn kendisine Müslüman muamelesi yapmasý içindir. Yoksa tevbesinin, imanýnýn makbul olmasý için deðildir.
“Ýstiðfar okuyunuz! Ýmdadýnýza yetiþirim”
Sual: Ýstiðfar ne demektir, her dert ve sýkýntýnýn çaresi için okunur mu?
Cevap: Ýstiðfar etmek, estaðfirullah demektir. Bunun manasý; “Beni affet Allahým" demektir. Hadîs-i þeriflerde;
(Tevbe eden, günah iþlememiþ gibi olur.)
(Günahýna piþman olmayýp, dili ile istiðfar eden, günahýnda devam edicidir. Rabbi ile alay etmektedir) buyuruldu.
Muhammed Osman Hindî hazretleri Fevâid-i Osmâniyye kitabýnda buyuruyor ki:
“Þifa için okunacak dua yazmamý istiyorsunuz. Þifa için, tevbe ediniz ve istiðfar duasýný çok okuyunuz.” Yani, Estagfirullâhel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh deyiniz! Ölümden baþka bütün dertlere, hastalýklara karþý faydalýdýr. Ölüm hastasýnýn aðrýlarýný, sancýlarýný yok eder, rahat ölmesini saðlar. Hûd sûresinin 52. âyetinde mealen;
(Ýstiðfar okuyunuz! Ýmdadýnýza yetiþirim) buyuruldu. Hadîs-i þerifte;
(Ýstiðfara devam edeni Allahü teâlâ dertlerden kurtarýr) buyuruldu.
Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, manalarýný düþünerek, çokça; “Estaðfirullah min külli mâ kerihallah” veya kýsaca “Estaðfirullah” demelidir. Allahü teâlâ, þifa ve halas ve dileklerini ihsan eder. Muhammed Masum hazretlerinin mektubundaki hadîs-i þerifte;
(Kalbim üzerinde perde hasýl oluyor. Her gün yetmiþ kere istiðfar ediyorum!) buyuruldu.
Hadîs-i þeriflerde;
(Allahü teâlâ, günah iþleyip sonra piþman olan kulunu, istiðfar etmeden önce affeder.)
(Günahýnýz çok olup göklere kadar ulaþsa, tevbe edince, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder) buyuruldu. Bu hadîs-i þerifler, kul hakký bulunmayan günahlar içindir. Hadîs-i þerifte;
(Günah, üç türlüdür: Kýyamette maðfiret olunmayan, terk edilmeyen ve Allahü teâlâ dilerse affedeceði günâh.)
Kýyamet günü muhakkak affolunmayacak günah, þirktir. Þirk, burada her türlü küfür demektir. Tevbesiz, yani helalleþmeden affedilmeyecek olan günah, kul hakký bulunan günahtýr ve namaz borcudur. Allahü teâlânýn dilerse affedeceði günah, kul hakký bulunmayan günahlardýr.